Alyans almakta çok kolay bir iş değil aslında. Binlerce yeni model üretiliyor her yıl...
Metalcilerin takacakları türden olanlardan tutun da, parmak üzerinde fırıldak gibi dönenleri ve hatta komedi gibi fiş ve fiş yuvası veya vida ve somonu gibi acayip modelleri bile var.




Tabi bunların yanında, yapanların sanatına kuvvet, altın üzerine lazerle çizilmiş çok güzel desenleri olanlar, pırlanta taşlı veya zircon/atom/swarovski taşlı çok güzel modeller de var.


Bütün bunlar bir kararsızlık yaşatmaya yetiyor da artıyor bile... Biz baya bir git gel yaşadık bu lazerle işlenmiş alyans modelleri ile klasik alyans modeli arasında. Çünkü lazerle işlenmiş ama taşlı gibi görünen bir model çok hoşumuza gitmişti ve Yeliz'e de, herşey gibi, çok yakışmıştı...
Fakat benim kafama takılan bir şey vardı: "iyi de biz bu alyansları takınca, bizim nişanlı olduğumuz belli oluyor mu?" Yani bu azılı erkek milletine bir sinyal gönderecekmi nişanlımın parmağındaki alyans; "Hey sen, sakın yazayım falan de me, ve bir kaç adım daha da uzak dur. Yanaşma!..." gibilerinden yani...
Sonunda, biz klasik modellerde karar kıldık... Bu klasik modelde bile insanı düşündüren şeyler yok değil tabi; alyansın eni ne kadar geniş veya ne kadar dar olsun, alyans bombeli mi olsun daha düz bir model mi olsun, alyanslarda ben düz seçersem Yeliz de düz mü seçmek zorunda yoksa o bombeli olandan taksa ve ben düz taksam olur mu...

Neyse, sonunda bütün bu soruların sonucu klasik bombeli bir alyans Yeliz'in parmağına ve klasik düz bir alyansta benim parmağıma şeklinde mutlu, mesut halloldu.
Bu model yeterince uzak durun benim nişanlımdan diyor bence...
Sevgilerimle,
Barış.

Bu alyans ben nişanlandım diyor mu???









